Son Yazılar »

BEN ASLINDA SENİ ÖZLEDİM

BEN ASLINDA SENİ ÖZLEDİM

bakma öyle güldüğüme

bakma yolda türküler söyleyip gezdiğime

öyle kuşlara

laf attığıma bakma..

çayıma şeker diye attığım sensin

içime nefes diye çektiğim sen

durup durup iç geçirmem sensin

dalıp gitmem sen…

—-

bakma öyle uyuduğuma uyandığıma

bakma öyle yediğime içtiğime

öyle çocuklarla

sek sek oynadığıma bakma

yastığa uyku diye baş koyduğum sensin

düşümde gördüğüm sen

uyanıp ağladığım sensin

ağıdım sen…

—-

bakma öyle şiirler yazdığıma

ben aslında

seni özledim…

www.sahbeyit.com
FATİH ŞAHİN IŞIK

AŞTİ

AŞTİ

AŞTİ ..şimdi dokunsan ağlarım

şimdi yol senden sonrasına düşer

ve senden sonrasına bir gün batımıdır ayrılık….

ve terkettiğim çocukluğumdur

peronlarda boynu bükük…

AŞTİ…şimdi dokunsan ağlarım

el sallarken kaybolan rengine Ankara’nın

ve yitirdiğim düşlerim ağlarken

parke döşeli kaldırımlarında sokağımın

ve bilyelerim, topacım..

bir saklambaç sonrası yorgunluğum ağlarken

bir bisilet yarasıdır dizlerimde annem…

….

AŞTİ… şimdi dokunsan ağlarım

şehirler arası bir sancıdır bu ayrılık

FATİH ŞAHİN IŞIK
www.sahbeyit.com

SENİ DÜŞÜNMEK

SENİ DÜŞÜNMEK

seni düşündüğümde
bir güle çiğ düşer içimin ıssızlarında
bir bulut alır başını
yürür sensizliğe
..
seni düşündüğümde
bir pınar kurur alev alev içimin yangınlarında
bir şiir alır başını
yürür yokluğuna

seni düşündüğümde
bir dağ devrilir , duman duman içimin enginlerinde
bir türkü alır başını
yürür hasretine…

seni düşündüğümde
bir deniz kabarır, içimin dalga dalga suskunluğunda
bir rüzgar alır başını
yürür özlemine…

FATİH ŞAHİN IŞIK
www.sahbeyit.com

EFSUN

EFSUN

baharı saklayıp gözlerine
bir perinin kanatlarında düşürdün beni bu sevdaya
ne varsa bildiğim aşka dair
yükleyip bir şiirin sırtına
sana geldim…

uzanır ruhuma gül dalı parmakların
kanatıp en ıssız yerini yüreğimin
gözlerin değer içimin yangınlarına
sızlatır eski bir yaranın kabuk tutmuş yanını
solarken rengi akşamın
bir eski şarkıyı üfler ruhuma nefesin
bilmedik duygularla sarsılır benliğim
endamın yürür mısra mısra içime…
ve sürgün verir içime
bir bahar akşamı gözlerin
süzülüp bir şiirin saklısından…
çözülür aynalardaki sır,
ve bestesiz bir şiire düşerim zamansız
dolanır ruhuma tel tel saçların
ben beni kaybederim tenhasında bu sevdanın…
geç kalmış bir sevda dolaşır şimdi damarlarımda
ben sana tutsak prangalarda
bir aşka bürünür bedenim
bir garip sırrın efsunuyla…
hiç duymadığım şarkılar dinlerim sesinden
ben bu zemheri ayazında üşürken
bir yıldıza dokunur düşlerim…
ve bir yağmur çırpınır pervazında pencerelerin
titrer sana tutsak bir şairin elleri
sancılanır sessizliğim
tükenir takatim
çığlık çığlığa bir rüzgarın sesiyle…

baharı saklayıp gözlerine
bir perinin kanatlarında düşürdün beni bu sevdaya
ne varsa bildiğim aşka dair
yükleyip bir şiirin sırtına
sana geldim…

SENİ SEVMEK

SENİ SEVMEK

seni sevmek…

bir bardak suya kanmak gibi…

seni sevmek

bir karanlık gecede

mehtaba durmak gibi

seni sevmek

zemheride temmuzda kalmak gibi

seni sevmek

bir bardak suya kanmak gibi…

—-

seni sevmek…

ne güzel şey…

FATİH ŞAHİN IŞIK
www.sahbeyit.com

KIRILDIM SANA

elimde kalakaldı kalem
dilimde adın…
……..
oysa bu gece ne şiirler söyleyecektim daha
kırıldım sana…

FATİH ŞAHİN IŞIK
www.sahbeyit.com

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

SÖZÜN BİTTİĞİ YER

önce yüreğim değdi sevdaya

bir şubat ayazında…

ve yokluğun

titrek bir mumun aleviyle

sardı benliğimi…

herkesin konuştuğu kadar sustum

çığlık çığlığa sustum …

ve bir yıldıza değdi sesim

gözlerin gelip geçerken karanlığın ötesinden

ben sana tutsak geceler yaşadım

….

önce yüreğim değdi sevdaya

bir şubat ayazında

ve yalnızlığım

bir nefes sigaranın dumanıyla

sardı benliğimi…

…..

şimdi hangi şiire uzatsam kalemimi

sen oluyor ..

FATİH ŞAHİN IŞIK
www.sahbeyit.com

ÖZLEDİM

ÖZLEDİM

gelip durduğunda gözlerin gözlerime
kırılır aynalarda hüzün
bir ben kalırım bende benden ötede
bir gözlerin …

bir fırtına öncesi
yağmur yüklü bulutlar dolanır başımda
bir de sensizliğin acısı çöker içime…
sana gelen yolları yitirdim
ve ne kadar zor gelse de dilime
bu hınzır ayrılık
şimdi keskin bir bıçak gibi
kanatır yüreğimi…
….
gelip durduğunda gözlerin gözlerime
kırılır aynalarda hüzün..
bir ben kalırım bende benden öte
bir de gözlerin…

FATİH ŞAHİN IŞIK
www.sahbeyit.com

ÖF ÖF ŞAHBEYİT

Öf Öf

Öf Öf

Aramıza Girmiş Dağlar Denizler
Gelemem Diyorum Öf Öf Sen Gel Diyorsun
Kar Yağmış Yollara Örtülmüş İzler
Bulamam Diyorum Öf Öf Sen Bul Diyorsun

Sanma Bu Sevgimiz Sence Yaygara
Ne Dertler Bıraktın Öf Öf Hep Sıra Sıra
Sen Yoksun Ya Böyle Issız Ankara
Duramam Diyorum Öf Öf Sen Dur Diyorsun

Esiyor Başımdan Bir Kavak Yeli
Kapladı Gönlümü Öf Öf Bir Sevda Seli
Hergün Ağlıyorum Gittin Gideli
Gülemem Diyorum Öf Öf Sen Gül Diyorsun

Kızıltuğum Baharımı Yazımı
Hangi Kalem Yazmış Öf Öf Benim Yazımı
Dert Ortağım Olan Dertli Sazımı
Çalamam Diyorum Sen Çal Diyorsun

Söz ve Müzik : Ali Kızıltuğ

http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE2NTQ1Njg3IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE2NTQ1Njg3LTU5MCI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMjUwMTk2MyI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMjYxODQ3ODk7fQ==&autoplay=default

Elazığ-Hafız Osman Öge-Banttan Yazıldı

Hüseynikten Çıktım Şeher Yoluna
Can Ağrısı Tesir Etti Koluma
Yaradanım Merhamet Et Kuluna

Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne

Telgırafın Direkleri Sayılmaz
Ati Hanım Baygın Düşmüş Ayılmaz
Böyle Canlar Teneşire Konulmaz

Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne

Lütfü Gelsin Telgırafın Başına
Bir Tel Versin Musulda Kardaşıma
Bu Gençlikte Neler Geldi Başıma

Yazık Oldu Yazık Şu Genç Ömrüme
Bilmem Şu Feleğin Bana Kastı Ne

http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE2NTM5NDI3IjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE2NTM5NDI3LTVmYyI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMjUwMTk2MyI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMjYxMDA0NjY7fQ==&autoplay=default

Bir Mendil Aldım Dereden
Yolum Geçmez Yar Buradan
Bin Bir Derdim Var Yaradan

Güzel Seni Çok Özledim
Üç Ay Oldu Yol Gözlerim
Hakikattir Bu Sözlerim

Bahar Çiçek Açar Dalda
Ömür Geçer Hep Bu Yolda
Benim Gönlüm Değil Malda

Güzel Seni Çok Özledim
Üç Ay Oldu Yol Gözlerim
Hakikattir Bu Sözlerim

Selam Gelir Mektub İle
Mektup Değil Bu Bir Sille
Sever İsen Beni Dinle

Güzel Seni Çok Özledim
Üç Ay Oldu Yol Gözlerim
Hakikattir Bu Sözlerim

UMARSIZ

sonra yandı şiir
iki satırlık sabırdı dilimde dua,
içimde şulesi bu yangının…

kurumaya yüz tuttu
bu acı
sustukça sen…
alev alev sardı benliğimi
kor bir hançer dağladı içimi
senden uzak bir masalda
kayboldum

sonra yandı şiir
ve kayboldu şehir
bu sevdanın sokaklarında
özlemek dediğin nedir ki
böyle umarsız
böyle umursamaz

oysa
tükendi sabır

 

ŞAHBEYİT

FATİH ŞAHİN IŞIK

YENİ YIL

bir yıl daha astım duvara
geride bıraktıklarım
acıtıyorken içimi
önümdekiler güldürür mü yüzümü

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

Biraz Değiştim & Değil

http://www.divshare.com/flash/audio_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtzOjg6IjE2NDkzMDAxIjtzOjQ6ImNvZGUiO3M6MTI6IjE2NDkzMDAxLTg4MCI7czo2OiJ1c2VySWQiO3M6NzoiMjUwMTk2MyI7czoxMjoiZXh0ZXJuYWxDYWxsIjtpOjE7czo0OiJ0aW1lIjtpOjEzMjU0MTYzNTc7fQ==&autoplay=default
Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar…
Değiştim,
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil!
Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın
Ne kazanabileni ne de kaybedeniyim,
Sorun değil!

Elbet alışırım,
Biraz alıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Alıştım,
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarıma,
Ve çokluğunu da yokluğunu da istemediğim bu iki arada bir derede duyguya alışıyorum,
Bir yanım bırak diyor bir yanım –ma,
Kesin değil!

Henüz tanıştım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Tanıdığımı sandığım bana daha da yakınım artık,
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda,
Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda…
Bir yanım memnun oldum diyor, bir yanım tanıyamadım daha,
Samimi değil!

Bir hayli kırıldım,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime,
Gözlerimden tut da ciğerime kadar kırgınım!
Aslında ne sana, ne olanlara…
Kendime kırgınım…
Maziye hiç değil, an’a kırgınım.
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,
Dinlediğim şarkılarda bana seni anlatan şarkıcılara,
Beni anlamadığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına…
Bir hayli kırgınım…
Beni ben kırdım oysa,
İyi değil!

Galiba yoruldum,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,
Kendime kalbimi kanıtlamaktan,
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum!
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum,
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum,
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık,
Ki seni sorgulamamasını nasıl beklerim,
Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı,
Sana bakan yanımsa toprakla aynı,
Ne yaparsan yap gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin,
Gözlerim yorgun, dudaklarım hissiz,
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır,
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların kavuşmaları hep beklentisiz,
Söyleyemediklerini söylesen de şimdi, sesine aşina yanım onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil!

Çok çalıştım,
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı “git” izine,
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine,
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen,
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için çok çalıştım,
Daha önce de gitmiştim, kendi isteğimle!
Anladım ki daha önce sevmemiştim,
Çok çalıştım inan,
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye,
Her defasında daha da tozlaşan canımı kırmadan korumaya,
Ve alışmaya kendime, bu göz gözü görmez dumanlı halime,
Çok alışmaya çalıştım hem de,
Tanıştım seninle doğan yanımla da ölen yanımla da,
Birini yaşattım, yaşatıyorum da hala ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da!
Yorulmak dinlenmekle geçmiyor,
An be an çöküyor insanın içindeki güç,
Işığı sönüyor, beyaza dönüyor rengi gitgide, hissizleşiyor,
Ne yormak istedim seni ne de yormak kendimi,
Çok çalıştım,
Gitmeye de kalmaya da,
İkisi de aynı acı,
Kolay değil!

Çisel ONAT

TÜKENİŞ

yazarken tükenen kalem
söylerken ağlayan şair
çalarken kırılan tel
hepsi aynı aslında
hepsi aynı acıya yenik
aynı kavgada yorgun

şimdi aldığımız nefes
yediğimiz lokma
duruyorsa boğazımızda
tükendiyse söylenecek söz
karardıysa ışık

bu şiirler yetim kalalı beri
tüm kitaplar mezar
bir ben kaldım
canından bezmiş

suç kimin
suçlu kim

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

Ağıt ve Raks

-Nadir Özkul’a-
ben oyumu felakete veriyorum şeyda
sana dönük yanımda çengiler mat oluyor
saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
bana alevden kostümlerle dans etmek düşüyor
ve şeyda ben oyumu felakete veriyorum

yolum uzadıkça kabaran direncimi
her düştüğüm yeri öperek bileyliyorum
kolay gele demek de nerden çıktı şeydam
gürbüz doğumlarda bir nice ananın harcandığını
imbatla gelenin kabayelle gittiğini biliyorum

senin aldanmak dediğin bana merhem oluyor
gördüğüm kışı zorlu geçmeyen yılın baharını da
saksıya dikme gülleri ilk güneşle soluyor
işte bu kısrak yokuşta çatladı demen için şeyda
dünyanın tüm düzlüklerine kin besliyorum

geç bi yol nazlı, güleryüzlü şiirler yazamam ben
esenlik şölenleri bitti vakt-i çerağanda
vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta
ama ne raks’ı ne ağıt’ı ben Endülüs’ü evetliyorum

artık bol kahkahalı çokşükürleri bıraktım
esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları
denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım
fakat şeydam bir avuç külü yakamadığım için
ben oyumu felakete veriyorum

Mustafa İslamoğlu

KURAK

sonra düştü saçları tel tel
bir türkü sustu
bir şiir sustu

ne vakit bir rüzgar esse şimdi
bir bozkır toz duman
kurak bir mevsim dolanır durur
ne yağmur düşer
ne kar
ayaz vurur yüreğimin sen yanlarına
sanki hiç değmemişsin gibi
kanar içimde yaram

dömne yüzünü
yüzüne hasret kaldım

ŞAHBEYİT
FATİH ŞAHİN IŞIK

WordPress.com'dan blog alın. | Tema Motion, volcanic tarafından yapılmıştır.
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.